Semazenler.com | Semazen, Semazenler, Hz. Mevlana, Sems-i Tebrizi, Mevlevilik, Konya, Sema Grubu, Sema Gösterisi, Sema Organizasyonu
Sorularınızı İletişim Formundan Sorabilirsiniz
Her Cumartesi Sema Programlarının Yeni Saati 21.00
Çok yakında Dünya Dillerinde Hizmet Vereceğiz
Sema Grubu Organizasyonları İçin Sitemize Kayıtlı Organizatörlerden Bilgi Alabilirsiniz!
25/28 Marta Almanya'da Sema Ayini ve Tasavvuf Gösterisi!
Semazen, Semazenler Hakkında Bilmek İstedikleriniz Bu Siteden Öğrenebilirsiniz!
Her Cumartesi Günü Ücretsiz Sema Gösterisi!
Çok yakında Dünya Dillerinde Hizmet Vereceğiz
Semazenlerin Düğünlerde Semaya Çıkması Doğrumudur?
Doğrudur
%27,32
Yanlıştır
%32,47
Kesinlikle Yanlıştır
%39,18
Diğer
%1,03
Site Admin ve Yönetici
Ahmet Faruk OFLAZLAR
Mail ve Msn : konya@konyaofset.com

Sema ve Tasavvuf Organizasyon
Emirhan DOĞAN
Gsm : 0.538 622 27 19
Msn : bilgi@emirhandogan.com

Semazenler.Com Acil Destek Formu!
 Adınız ve Soyadınız?
Mail Adresiniz?
Sormak İstediğiniz Konu?

 

...: ALT BAŞLIKLAR :...
*SEMA NEDİR? *SEMA ADABI? *EDEB ERKAN? *MEVLEVİ TERİMLERİ *MEVLEVİLİK *S.S.S

Edeb-Erkân  

Tasavvuf yolunun yolcusu, her an, uyurken, uyanıkken, kendisine kendisinden daha yakın olan Rabbinin huzurunda bulunduğunu hatırlayacak, bütün hareketlerini, sözlerini edebe uygun olarak yapacak, söyleyecektir. Direkler anlamına gelen "Er

kân" sözü de yol törelerini bildirmektedir; bu bakımdan her hususta, tarikat erkânına da riayet etmesi gerektir. Bu çeşit harekette bulunmayanlar hakkında "Edeb-erkân bilmez" sözü kullanılır.

* * *

Edeb erenlere

Bu deyim, biraz ayıp bir şey söyleneceği, toplulukta bahsedilmeme¬si gereken utanılacak bir söz edileceği zaman, "Hâşâ huzurdan, hâşâ huzurunuzdan, sözüm meclisten dışarı" deyimleri yerine kullanılır.

* * *

Edeb Yâ Hû

Edebi edebsizden öğren

* * *

Tasavvufun en mühim unsurlarından biri, belki de birincisi "Edeb"tir. Tasavvufta edeb, her şeye ve her hususa teşmil edilmiştir.

 

Ehl-i irfan arasında aradım, kıldım taleb,

Her hüner makbul imiş, illâ edeb, illâ edeb

sözü, sûfîlerin hareketlerinde en mühim şiardır. Canlıya, cansıza -ki zaten onlarca her şeyin canı vardır- insana, hayvana karşı sûfî, daima edebi koruyacaktır. Mesela kapı hızlı örtülemez; mümkün olduğu kadar sessiz örtülecektir. "Kapıyı kapat, kapattım" denemez; Allah kimsenin kapısını kapamasın, kapatmasın; "Kapıyı ört", yahut "sırla" denecektir. Lambayı, mumu, elektriği söndürmek sözü, edebe aykırıdır; kimsenin ışığı sönmesin; "Lambayı, elektriği dinlendirmek", "Sırlamak" sözleri kullanılacaktır. Elektriği yakmak gibi bir sözde de anlam bakımından iltibas vardır; bu sözler yerine "uyarmak, uyandırmak" sözü söylenir. Hızlı konuşmak, birisi konuşurken sözünü kesmek, yahut bir başkasıyla konuşmaya kalkışmak, gizli konuşmak, kulağa bir şey söylemek, işaret etmek, bütün bunlar, edep haricidir. Gezerken yere, ayak sesi duyurmadan basılacaktır; çünkü yerin de canı vardır ve bizi başının üstünde taşımaktadır. Kapıdan içeriye girilirken, hele dışarıya çıkılırken arka dönülemez. Bunun için de ayakkabılar, dışarıya değil, içeriye doğru çevrilir; dışarıya çevirmek, git, bir daha gelme demektir. Odadan çıkılırken de arka çevrilemez, uyuyan kişinin uyandırılması gerekirse, hafifçe yastığına, parmaklarla vurularak ve hafif sesle "Agâh ol erenler" denir, bu suretle uyandırılır. Yatan, yastığını öpüp yorganıyla da görüşerek, yani üste gelen ucunu öperek sağ yanına yatar; kalkarken de böyle kalkar. Bir şey alınır, verilirken mutlaka onunla görüşülür, yani hafifçe bir yanından öpülür, yahut öpülür gibi dudağa götürülür. Yemek yenirken ağız şapırdatılmaz; çay, kahve içilirken ses çıkarılmaz. Fincan, kadeh, tabağa konurken görüşülerek ve ses çıkarmadan konur; alınırken de görüşülerek alınmıştır zaten. Gülünürken kahkaha, edebe aykırıdır. Bir yere gidilip makam sahibiyle görüşüldükten sonra yerine diz çöküp oturana makam sahibi "Aşk olsun" deyince gelen kişi, yere şükür secdesi eder ve "Eyvallah" der. Kalkarken de öyle kalkar. Hasılı tasavvuf ehli, her halini daima gören, bilen sahibinin, Rabbinin murakabası altındadır; bu yüzden de her hususta edebe riayet etmesi şarttır.

Iktizâ ederse sûfî, mürsit, yahut tarikatte ulu taninan birisi tarafindan "Edeb Yâ Hû" diye uyandirilir. Hemen her dergâhta da ta'liyk, yahut Celi sülüsle yazilmis bir "Edeb Yâ Hû" levhasi bulunur.

Gaybî Sun'ullah, bir şiirini,

 

Edebdir tac-ı Rabbânî, komazlar her başa ânı,

Olagör Gaybî ruhanî, edeb gözle, edeb gözle

beytiyle bitirir (Bizdeki yazma; 67. b.).

"Edebi edebsizden öğren" atasözü de edebe riayet etmeyenlerin sözlerinden, hareketlerinden ibret alınmasını öğütleyen bir atasözüdür.

 

*Tasavvuftan Dilimize Geçen Deyimler ve Atasözleri - Abdülbaki Gölpınarlı [Inkılap Yay.] Yıl 2004

sema, semazen, semazenler
Semazen Adabı   |   Hz. Mevlana   |   Şems-i Tebrizi   |   Bahaddin Veled   |   Seyyid Burhaneddin   |   Çelebilik
   |   Hüsn-i Hat Sanatı   |   Ebru Sanatı   |   Tasavvuf Müziği
Sema Nedir?   |   Sema Adabı   |   Edeb Erkan   |   Mevlevi Terimleri   |   Mevlevilik
Hz. Mevlana'nın Hayatı   |   Hz. Mevlana Dersler   |   Hz. Mevlana Dilinden Dua   |   Hz. Mevlana Sözleri   |   Mevlana İhtifalleri
Şems-i Tebrizi Hayatı   |   Şems-i Tebrizi Ve Hz. Mevlana