Semazenler.com | Semazen, Semazenler, Hz. Mevlana, Sems-i Tebrizi, Mevlevilik, Konya, Sema Grubu, Sema Gösterisi, Sema Organizasyonu
Sorularınızı İletişim Formundan Sorabilirsiniz
Her Cumartesi Sema Programlarının Yeni Saati 21.00
Çok yakında Dünya Dillerinde Hizmet Vereceğiz
Sema Grubu Organizasyonları İçin Sitemize Kayıtlı Organizatörlerden Bilgi Alabilirsiniz!
25/28 Marta Almanya'da Sema Ayini ve Tasavvuf Gösterisi!
Semazen, Semazenler Hakkında Bilmek İstedikleriniz Bu Siteden Öğrenebilirsiniz!
Her Cumartesi Günü Ücretsiz Sema Gösterisi!
Çok yakında Dünya Dillerinde Hizmet Vereceğiz
Semazenlerin Düğünlerde Semaya Çıkması Doğrumudur?
Doğrudur
%27,32
Yanlıştır
%32,47
Kesinlikle Yanlıştır
%39,18
Diğer
%1,03
Site Admin ve Yönetici
Ahmet Faruk OFLAZLAR
Mail ve Msn : konya@konyaofset.com

Sema ve Tasavvuf Organizasyon
Emirhan DOĞAN
Gsm : 0.538 622 27 19
Msn : bilgi@emirhandogan.com

Semazenler.Com Acil Destek Formu!
 Adınız ve Soyadınız?
Mail Adresiniz?
Sormak İstediğiniz Konu?

 

...: ALT BAŞLIKLAR :...
*SEMA NEDİR? *SEMA ADABI? *EDEB ERKAN? *MEVLEVİ TERİMLERİ *MEVLEVİLİK *S.S.S

MEVLEVİ TERİMLERİ 

Mevlevîlerde, edep telâkkisiyle inançtan meydana gelen terimler vardı. Meselâ kapıyı kapamak, ocağı, yahut mumu söndürmek, ışığı yakmak gibi çeşitli mânaları arasında kötüleri de olan sözler, Mevlev&i

circ;likte kullanılmaz, bunların yerine «kapıyı örtmek> yahut «sırlamak», «ocağı ve mumu dinlendirmek», «ışığı uyarmak, uyandırmak» gibi tâbirler kullanılırdı. Ben denmez, «biz», yahut «fakiyr» denirdi. Sen denmez, «siz», yahut «nazarım» denirdi.

Bunların çoğunda Mevlevîlerle diğer tarikatler arasında iştirak vardı. Aynı tâbir, bütün tarikat erbabınca kullanılırdı. Bir kısmı ise yalnız Mevlevîlere mahsustu.

Agâh ol. agâh olmak: Kendine gel, kendine gelmek. Bir şeyi anlamak, gerçeğe ermek anlamına geldiği gibi uykudan uyanmak mânasını da ifade ederdi. Uyan, kalk yerine birisi uyandırılırken el uciyle hafifçe yastığına vurularak yine yavaşça «agâh ol erenler» denirdi.

Allah derdini arttırsin: Bir nev-niyazın aşk ve cezbeye ait bir tezahürü görülürse şeyh veya dedeler, ona bu cümleyle duâ ederlerdi. Dert, aşk ve ihlâs, teslim ve vefa, neş'e ve iştiyak mânalarına kullanılırdı.

Aşkolsun : Birisinin yanına gelen şahıs, oturup niyaz edince, yâ­ni onunla görüşüp yerine oturarak yeri öpünce ev veya hücre sahibi, o zata «aşkolsun» derdi ki bu söz, «hoş geldin» makamındaydı. Bu söze muhatab olan, söyleyenin makamına ve kemâline göre ya elini göğsüne koyup baş keserek «eyvallah» der, yahut yine eğilip yeri öperdi.

Su veya bir şey içene de «afiyet olsun» yerine «aşkolsun» denirdi. Bütün tarikatlerde müşterek olan bu tâbir, bazanda, karşılıklı ve tamamlayıcı tâbirlerle uzatılmıştı. «Aşkolsun» sözüne muhatab olan, «aşkın cemâl olsun» derdi. Bu söz üzerine «aşkolsun» diyen, «cemâlin nur olsun» der ve «nûrün alâ nûr olsun» cevabını alırdı.

Aşk-u niyaz, aşketmek: Selâm anlamınadır. Şeyh veya dede yahut da birisi, ihvandan birini sorarsa bu soruya karşılık «selâmı var» yerine soranın derecesine göre «aşk-u niyaz ederler, kademlerinize aşk-u niyaz ederler», yahut «aşkederler» derdi. Şeyhe veya dedelerden, yahut da İhvandan birine selâm gönderilirken «kademlerine aşk-u niyaz ederim», yahut sadece «aşk-u niyaz ederim» veya «aşkederim» denirdi.

Aşk vermek, aşk almak: Aşkolsun demeğe, yâni gelene hoş geldin yerine bu sözü söylemiye «aşk vermek», bu söze muhatab oluşa «aşk almak» denirdi.

Ateş-bâz : Mevlânâ'nın aşçısı olduğu rivayet edilen bu zatın adı, matbah ve aşçıbaşı yerine de kullanılırdı.

Avam : Sûfiler, hakikat ehli olmıyanlara zahir, zahit, avam gibi adlar vermişlerdi. Zahir, bilhassa Bektâşîler tarafından kullanılırdı. Zahit, hatta Yezîd ve yabancı sözleri, Alevîlere ait terimlerdi. Diğer tarikatlere « sûfî tarikatleri» diyen Mevlevîlerse tarikat ehli olmıyanlara «avam» derlerdi. Mevlevîlere mahsus olan bu terim, Mevlânâ'nın ve Sultan Veled'in eserlerinde de aynı mânada geçer.

Çerag: Çirak tarzinda kullanilan bu kelime, isik, mum ve kandil anlamlarina gelirdi ve bütün tarikatlerde müsterekti.

Dede: Çile çıkarmış ve hücre sahibi olmuş derviş. Hurûfîlerde, Halvetîlerin bir kısmında ve bilhassa Gülşenilerde bulunan bu tâbir, daha ziyade Mevleviler tarafından kullanılmış ve âdeta onlara mahsus bir tâbir haline gelmişti.

Derviş : Bütün müntesiblere ve bilhassa çilekeşlere denirdi. Tarikat mensubu anlamına gelen bu tâbir, umumî ve müşterekti.

Dinlenmek, dinlendirmek : Işığın sönmesi, söndürülmesi.

Erenler, erenlerim : Şeyhlere ve dedelere söylenirdi.

Eyvallah : «iyi vallahi»den, yahut «İy vallahi»den bozmadır. Bu söz, çağırılan kişi tarafından, efendim mukabili kullanıldığı gibi «aşkolsun» sözüne karşılık teşekkür mânasını da ifade ederdi. Bir soruyu tasdik yollu kullanıldığı da vardı. «Allah eyvallah» tarzında kullanılırsa yemin makamına geçerdi.

Fahir: Mevlevi sikkesi. Mevlevîlerle Bektâşîler arasında müşterekti. Bektâşîler de Bektaşî tacına fahir derlerdi.

Fakiyr : Yok, yoksul anlamına gelen bu kelime, bütün tarikatlerde müşterekti ve ben yerine kullanılırdı.

Ganisiyim: Müşterek bir terimdi. Bir şey istenmeyip reddedildiği zaman söylenirdi. Bir şeyin çok olduğu da «ganî» kelimesiyle ifade edilirdi.

Göçmek, göçünmek: Ölmek.

Gönül etmek : Bir işin olması veya olmaması için kalben duada bulunmak, olmasını veya olmamasını istemek himmet etmek, birisinin işi için mânevi himmette bulunmak.

Görüşmek : İhvandan iki kişinin, birbirlerinin sağ ellerini, sağ elleriyle, yahut iki elle kavrayıp ağızlarına kaldırarak ve biraz eğilerek aynı zamanda ellerinin üstünü öpmelerine dendiği gibi Mevlevi sâliki, eline aldığı her şeyi, meselâ su içeceği vakit bardağı, eline aldığı kahve fincanını, yatacağı vakit ve kalktığı zaman yastığını, üstüne çekerken ve üstünden atarken yorganını, giyer ve çıkarırken, hırkasının ve çamaşırını yakasını, sikkesinin kenarını... öperdi ki bu öpüşe de görüşmek denirdi. Bu suretle küllî ruhun her şeye sâri olduğu, daha doğrusu her varlık, tek ve mutlak varlığın tezahürü bulunduğu anlatılmış olurdu. Mevlevilere ait bir terimdi.

 

 
Semazen Adabı   |   Hz. Mevlana   |   Şems-i Tebrizi   |   Bahaddin Veled   |   Seyyid Burhaneddin   |   Çelebilik
   |   Hüsn-i Hat Sanatı   |   Ebru Sanatı   |   Tasavvuf Müziği
Sema Nedir?   |   Sema Adabı   |   Edeb Erkan   |   Mevlevi Terimleri   |   Mevlevilik
Hz. Mevlana'nın Hayatı   |   Hz. Mevlana Dersler   |   Hz. Mevlana Dilinden Dua   |   Hz. Mevlana Sözleri   |   Mevlana İhtifalleri
Şems-i Tebrizi Hayatı   |   Şems-i Tebrizi Ve Hz. Mevlana